Bursasporlu Hukukçular Derneği’nde Hakan Dinçtürk başkan seçildi

Bursasporlu Hukukçular Derneği'nin ilk Olağan Genel Kurulu yapıldı ve Kurucu Başkan Avukat Hakan Dinçtürk oy birliğiyle başkan seçildi.

7 Ekim 2026 tarihinde kurulan Bursasporlu Hukukçular Derneği'nin ilk Olağan Genel Kurulu yapıldı ve Kurucu Başkan Avukat Hakan Dinçtürk oy birliğiyle başkan seçildi.

BAŞKAN ENES ÇELİK DE KONGREYE KATILDI

RUMELİSİAD Konağı’nda düzenlenen kongreye Bursaspor Başkanı Enes Çelik ile Bursa Barosu Başkanı Yener Poroy, BURSİAD Başkanı Enes Can Demir, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Zahit Yanar, BTSO Meclis Üyesi Emre Planalı ve dernek üyeleri katıldı.

Kongrede konuşan Başkan Hakan Dinçtürk, Bursaspor’a her konuda hukuksal destek vermek amacıyla kurulduklarını söyledi.




“KULÜBÜN VE TARAFTARIN HAKLARINI SAVUNMAK İÇİN”

“Kulübümüzün kurumsal haklarını savunmak, taraftarlarımızın hukuki haklarının korunmasına katkıda bulunmak ve Bursaspor camiasının ihtiyaç duyduğu konularda güçlü bir hukuki dayanışma oluşturmak” diyen Başkan Dinçtürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bursasporlu Hukukçular Derneği'nin ilk genel kurulunda sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyorum.

Bugün burada yalnızca bir derneğin genel kurulunu gerçekleştirmek için toplanmadık.

Bugün burada, ortak bir sevdanın etrafında birleşmiş hukukçular olarak, Bursaspor'a karşı taşıdığımız sorumluluğu kurumsal bir iradeye dönüştürmek için bir aradayız.

Bizleri bir araya getiren yalnızca aynı mesleği icra ediyor olmamız değildir.

Bizleri bir araya getiren, Bursa'ya duyduğumuz aidiyet, Bursaspor'a beslediğimiz karşılıksız sevgi, adalete olan inancımız ve gerektiğinde sorumluluk üstlenmekten kaçınmama kararlılığımızdır.

Bursaspor bizim için yalnızca bir futbol kulübü değildir.

Bursaspor, bu şehrin hafızasıdır. Geçmiş kuşakların emeği, bugünkü kuşakların tutkusu ve gelecek nesillere bırakacağımız ortak bir mirastır.

Bu nedenle Bursaspor'un kurumsal kimliğinin, tarihinin, itibarının, haklarının ve menfaatlerinin korunması hepimizin ortak sorumluluğudur.

İşte Bursasporlu Hukukçular Derneği, bu sorumluluğun bilinciyle kurulmuştur.

Amacımız, Bursaspor'un karşı karşıya kalabileceği hukuki sorunlarda bilgi ve birikimimizi ortaya koymak, kulübümüzün kurumsal haklarını savunmak, taraftarlarımızın hukuki haklarının korunmasına katkıda bulunmak ve Bursaspor camiasının ihtiyaç duyduğu konularda güçlü bir hukuki dayanışma oluşturmaktır.

Bütün bunları yaparken hukukun üstünlüğünden, adalet anlayışımızdan ve mesleğimizin saygınlığından asla taviz vermeyeceğiz.

Çünkü biz hukukçuyuz.




Bizim mücadelemizin gücü hukuktan, cesareti ise Bursaspor sevgisinden gelecektir.

Bugün özellikle üzerinde durmak istediğim bir konu var.

Biz bu derneği yalnızca kurmuş olmak için kurmadık.

Biz, tabelası olan ancak faaliyetleri birkaç kişinin gayretine bağlı kalan bir dernek istemiyoruz.

Biz, sürekli çalışan, sürekli üreten, gelişen, kendisini yenileyen ve her şartta dinamik kalabilen bir yapı oluşturmak istiyoruz.

Bu hedefe ulaşmanın yolu ise kolektif çalışma anlayışını gerçek anlamda hayata geçirmekten geçmektedir.

Derneğimizde hiç kimse yalnızca ismen üye olmamalıdır.

Her arkadaşımızın bilgisiyle, tecrübesiyle, emeğiyle ve fikirleriyle bu yapıya katkıda bulunmasını bekliyoruz.

Burada önemli olan bir kişinin ne kadar çok iş yaptığı değil, hep birlikte ne kadar büyük bir iş başarabildiğimizdir.

Derneğimizin başarısı birkaç kişinin omuzlarına yüklenmemelidir.

Herkes sorumluluk üstlenmeli, herkes gerektiğinde inisiyatif almalı, herkes kendisini bu kurumsal yapının gerçek bir parçası olarak görmelidir.

Sorumluluk almaktan kaçınan değil, sorumluluğa talip olan bir anlayışı hâkim kılmalıyız.

Eleştiren ama katkı sunmayan değil; düşünen, öneren, çalışan ve sonuç üreten bir topluluk olmalıyız.

Bir arkadaşımızın başarısını hepimizin başarısı, bir arkadaşımızın üstlendiği sorumluluğu hepimizin ortak meselesi olarak görmeliyiz

Çünkü kolektif çalışma yalnızca görev paylaşımı değildir.

Kolektif çalışma; birbirine güvenmek, birbirinin emeğine saygı göstermek, ortak hedefler uğruna kişisel beklentileri geri plana bırakabilmektir.

Bizler hukukçuyuz.

Mesleğimiz gereği kurumsal yapının, görev ve yetki dağılımının, denetimin, hesap verebilirliğin ve hukuka uygun işleyişin önemini herkesten iyi bilmek durumundayız.

O hâlde kendi derneğimizde de bu ilkeleri eksiksiz uygulamak zorundayız.

Çalışma komitelerimizi oluşturmalı, görev tanımlarımızı belirlemeli, faaliyetlerimizi planlamalı, alınan kararların takibini yapmalı ve çalışmalarımızı düzenli olarak üyelerimizin değerlendirmesine sunmalıyız.

Her komitemiz somut sonuç üretmeli, her üyemiz katkı sunabileceği bir çalışma alanında sorumluluk üstlenmelidir.

Bizim hedefimiz yalnızca Bursaspor'a faydalı bir dernek oluşturmakla sınırlı değildir.

Bizim hedefimiz, çalışma disipliniyle, kurumsal kültürüyle, dayanışmasıyla, şeffaflığıyla ve üretkenliğiyle diğer bütün taraftar oluşumlarına örnek olabilecek bir yapı meydana getirmektir.

Bunu başarmak bizim için bir tercih değil, bir sorumluluktur.

Hatta açıkça ifade etmek isterim ki:

Böylesine nitelikli bir meslek grubunun mensupları olarak örnek bir kurumsal yapı oluşturmak, hem kendimize yakışanı yapmak hem de Bursaspor camiasına olan borcumuzu ödemektir.

Bursaspor camiası bizden yalnızca iyi niyet beklememelidir.

Bizden çalışma beklemelidir.

 Bizden çözüm beklemelidir.

Bizden dayanışma beklemelidir.

Ve en önemlisi, sözlerimizin arkasında durmamızı beklemelidir.

Bugün sizlerle başkanlık görevine ilişkin düşüncelerimi de açık yüreklilikle paylaşmak istiyorum.

Benim için bu derneğin başkanlığı bir makam, bir unvan veya kişisel bir hedef değildir.

Bu görev, Bursaspor'a ve siz değerli meslektaşlarıma karşı üstlenilmiş bir sorumluluktur.

Başkanlık görevini üstlenirken temel amacım, kişisel olarak uzun yıllar bu makamda kalmak değil; sağlam temeller üzerine oturmuş, kuralları belirlenmiş, çalışma sistemi yerleşmiş ve kendi kendisini yenileyebilen bir kurumsal yapı oluşturmaktır.

Benim için gerçek başarı, bu derneğin kişilerden bağımsız olarak aynı kararlılıkla, aynı disiplinle ve hatta çok daha büyük başarılarla yoluna devam edebilmesidir.

Bu nedenle şimdiden ifade etmek isterim:

Derneğimizin kurumsal kimliği yerleştiğinde, çalışma sistemi oturduğunda, komiteleri etkin biçimde faaliyet göstermeye başladığında ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışı oluşturulduğunda, bayrağın yeni arkadaşlarımıza devredilmesini son derece doğal ve gerekli görüyorum.

Bir sonraki dönemde yeniden başkan adayı olmak konusunda herhangi bir ısrarım veya kişisel beklentim bulunmamaktadır.

Çünkü inanıyorum ki kurumların gücü, aynı kişilerin sürekli görevde kalmasından değil, yeni insanların sorumluluk üstlenebilmesinden gelir.

Koltukları değil, kurumları güçlendirmek zorundayız.

Makamları değil, ilkeleri kalıcı hâle getirmek zorundayız.

Kişilerin değil, Bursaspor sevgisinin ve ortak aklın etrafında birleşmek zorundayız.

Bugün başkan olan yarın bir komitede görev alabilmeli, bugün yönetim kurulunda bulunan yarın başka bir arkadaşının çalışmalarına destek verebilmelidir.

Görev değişebilir.

Unvan değişebilir.

Sorumluluk alanlarımız değişebilir.

Ama Bursaspor'a olan sevdamız, birbirimize duyduğumuz saygı ve bu derneğe karşı sorumluluğumuz asla değişmemelidir.

Benim arzu ettiğim dernek kültürü tam olarak budur.

Bayrak değişimini bir ayrılık değil, kurumsal olgunluğun ve başarının göstergesi olarak görmeliyiz.

Unutmayalım ki, bugün attığımız adımlar, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek için değildir.

Biz bugün, yarın…”




ÇELİK: DERNEĞİN DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ VE DEĞERLİ

 

Bursaspor Başkanı Enes Çelik, kongrede yaptığı konuşmada, derneğin kulübün haklarının korunması ve hukuki süreçlerde destek sağlanması açısından önemli bir görev üstlenmesinin önemine dikkat çekti.


Kulüple dernek arasında koordineli bir çalışma yürütüleceğinin altını çizen Başkan Çelik, “Yeni dönemde,

hem deplasmanlarda hem de iç sahada yaşanabilecek süreçlerde, Adliyede kulübün haklarının savunulması noktasında dernekle irtibat halinde olacağız” dedi.

 

Enes Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gerek deplasmanlarda gerek iç sahada, gerekse adliyede kulübün haklarının savunulması için ne gerekiyorsa yapılması için dernekle irtibat halinde olacağız.

Yoğun iş hayatlarına rağmen gönüllü olarak bu çalışmaya katılan avukatların bir araya gelmesi gerçekten takdire şayan.

Genellikle kulüp olarak birçok konuda mücadele ediyor, çaba gösteriyoruz. Fakat burada böyle bir birlikteliğin kurulması nedeniyle Hakan Başkanımızın şahsında sizlere teşekkür ediyorum.

 

“BURSASPOR VAKFI DA DEVREYE GİRECEK”

 

Bursaspor’un kurumsal kimliğinin güçlendirilmesi, idari, mali ve sportif açıdan güçlü bir kulüp haline gelmesi ve bu yapının devamlılığının sağlanması çok önemli. Kurumsal yapımızı güçlendirdiğimizde Bursaspor Vakfı da inşallah devreye girecek.”


“GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE SÜPER LİG’E DÖNÜYORUZ”

 

Ülkemizde 3-5-10 yıllık planlar yapan spor kulübü yok. Bursaspor, Türkiye’nin en büyük şehir kulübü olarak borçlarını hızlı bir şekilde eriten ve güçlü bir şekilde Süper Lig’e gelen bir camia olduğunu sadece Bursalılar değil, şehir dışındaki insanlar da açıkça görüyor.”

 

Bursa Barosu Başkanı Yener Poroy da kongrede yaptığı konuşmada “hayırlı olsun” dedi ve derneğe çalışmalarında başarılar diledi.



 

KONGRE DİVAN BAŞKANLIĞI’NI KAZIM ÇINAR YAPTI

Kongrenin Divan Başkanlığı’nı Av. Kazım Çınar yaparken, tek adayla gidilen seçimde oyların tamamını alan Kurucu Başkan Hakan Dinçtürk göreve seçildi.


İŞTE YÖNETİM KURULU ÜYELERİ...

Bursasporlu Hukukçular Derneği'nin yeni yönetim kurulu ve görev dağılımı da şöyle:

Başkan Hakan Dinçtürk, Başkan Yardımcısı Selin Türkcan, Genel Sekreter Yeliz Yiğit Sazcılar, Sayman Mustafa Gümüş, Üye İsmail Sözer, Eren Yürür ve Üye Alper Kahraman.

DENETLEME KURULU:

Kazım Çınar, Ata Poroy, Mervenur Yiğit.

DİSİPLİN KURULU:

Gökhan Tuzlacıoğlu, Kemal Kapar, Cumhur Yıldız.