Enes Çelik…

Yıllar sonra bu camianın karşısına; genç, vizyoner, her adımını Bursaspor'un menfaati için atan ve en önemlisi aşıladığı sonsuz güvenle kalpleri fetheden bir başkan çıktı.

Rahmetli Efsane Başkan İbrahim Yazıcı, bu şehre Süper Lig şampiyonluğu yaşattı, kalbimizin köşesine onu 'Tarih Yazıcı' olarak nakşettik. Yattığı yer incitmesin...

Sonrasında yaşananlar ve gelinen nokta malumunuz.

Yıllar sonra bu camianın karşısına; genç, vizyoner, her adımını Bursaspor'un menfaati için atan ve en önemlisi aşıladığı sonsuz güvenle kalpleri fetheden bir başkan çıktı.

İki yıl önce şehrin üzerine bir güneş gibi doğdu. İçleri ısıttı, solmuş gönül bahçemizi yeşertti.

Düştüğümüz yerden kalkacak halimiz yokken, bırak yürümeyi, 2 senedir resmen bize depar attırdı!

Bükük boynumuz doğruldu, havamız bin beş yüz oldu. Bu keyfin tarifi yok...

Göreve geldiği andan itibaren, öyle bir tablo ile boğuştu ki...

DEV DALGALARLA BOĞUŞTU

Neredeyse nefesin bile parayla ölçüldüğü bir ekonomide, dev dalgalara inat, inançla kulaç attı.

Ne azim... “Benim” diyen herkesin yükleneceği bir sorumluluk değilken hem de…

Çoğu zaman gecesi gündüzüne karıştı. Belki sayısız kez uykusuz kaldı.

Yeri geldi evlatlarından, ailesinden ayrı düştü.

 İşini gücünü bıraktı, tam gün mesai ile kendini kulübe adadı.

Of demedi, bıkmadı, yılmadı.

Pes etmek ise onun lügatında zaten hiç olmadı. Yani en azından biz buna hiç şahit olmadık... Onu bile hissettirmedi.

Kabul edelim ki, zor beğenen, kolay ikna olmayan bir camiayız.

Bu karakteristik özelliğimize rağmen Başkan Çelik dimdik ayakta kalarak, hiç moral bozmadan savaştı.

“O KADAR OLMAZ” DENSE DE…

Başarmaya nasıl inanmışsa artık, en "yok ya, o kadar da olmaz" noktasından tutup, bir hışımla çıkarttı o duygudan bizi...

Pırıl pırıl yönetti, üstelik öncesinde böyle bir tecrübesi olmamasına rağmen…

Tüm bunları yaparken elbette yalnız değildi.

Ona inanan, aynı mesaiyi gözünü kırpmadan veren bir ekiple omuz omuza yürüdü o dikenli yoldan…




YAŞADIKLARI KİTAP OLUR…

Bırakın kulüp başkanlığını, 2 yılda yaşadığı hayat tecrübelerini sorsak, belki kitap olacak kadar anlatı çıkar ortaya.

Hep mi mükemmel olacak bu genç ama olgun adam?

Yoo... Etten, kemikten, duygudan yaratılmış bir insanoğlu o da neticesinde, sen, ben gibi...

Yeri gelecek doğru sandığı bazı yanlış hamleler de yapacak.

Bazen evdeki hesabı çarşıya uymayacak.

Kimi zaman belki de inandığı yolda yanılabilecek.

Yaşadığımız hayat da tam olarak böyle değil mi zaten?

Ama binlerce insan biliyor ki;

Ne kadar yanılırsa yanılsın -yılların gazetecisi olarak gördüğüm kadarıyla- o en yanlış yaptığı yerden bile yine doğruyu bulacak manevra kabiliyetine sahip bir karakter taşıyor kendinde…

İşte bakın şu cümleyi, o inançla bana yazdıran bir “lider” Enes Çelik.

Sihirbaz değil, bilinçli...

Büyücü değil, öngörülü...

Mucizevi biri değil, son derece gerçekçi...

…Ve robot değil, kalbi olan bir insan

Allah adımlarını daima doğruya atmasını nasip etsin.

Saygıyı da, teşekkürü de, takdiri de, desteği de sonuna kadar hak ediyor.

Camia da başarılı başkanı Çelik’e gerekli desteği her noktada veriyor zaten…

Şampiyonluklar tabii ki paha biçilemez mutluluktur.

Başarıyı kim sevmez?

Ama unutmayacağız ki, şampiyonluk kadar kıymetli bir iş yaptı.

2 yılda; 2 milyar liralık dev borcu, Ali Ay’ı 700 milyon liralık alacağından vazgeçmeye ikna ederek 391 milyon liraya kadar indirdi.

SPOR EKONOMİSİNDE DERS OLARAK OKUTULMALI

Spor Ekonomisi derslerinde “örnek” olarak okutulabilecek kadar büyük bir başarı…

Çelik gibi güçlü bir güven nakşetti kalbimize

Biliyoruz ki, artık O varken Bursaspor'un sırtı yere gelmez!

Dilerim ki, onun inşaa ettiği bu yapı, geleceğin sarsılmaz Bursaspor'unun temeli olur.

Bozmaya kimse cesaret bile edemez.

Dilerim ki,

Süper Lig’e dönüş, Avrupa kupalarına katılma ve şampiyonluğa oynama başarıları da Başkan Enes Çelik zamanında olur.

TORUNLARINA VE YENİ NESİLLERE BIRAKACAĞI EN BÜYÜK MİRAS

Ve yine dilerim ki, çocuklarımız, torunlarımız, gelecekteki Bursaspor'un peşinden gururla giderken, efsane bir ismi nesilden nesile aktarmayı ihmal etmez.

Bu coşkulu ve başarılı günler "Onun vizyonu sayesinde" diyerek...

Belki onun da kendi nesline bırakacağı en büyük miras bu olacaktır.

En büyük saygıyı, gösterdiği sabra duyuyorum.

Ve;

Teşekkür ederim Bursasporumuza böyle baktığı için.

Karanlıktan korkmuyoruz eskisi gibi,

Çünkü onun yanı en aydınlık ve yeşil beyaz bizim için...