Güç ve kalite farkı turu aldı…

Tofaş, tek kalan hedef Türkiye Kupası’na Beşiktaş'a yenilerek veda ederken, bu sezonun en iyi oyunlarından birini ortaya koydu.

Tofaş uzak gürünse de tek kalan hedef Türkiye Kupası’na da Beşiktaş karşısında 100-91 ile veda ederken, bu sezonun en iyi oyunlarından birini ortaya koydu.

Son iki aydır enkaz haline dönen ve oyuncuların kenara hiç güveni kalmayan, kimin ne oynadığı belli olmayan bir takımı hemen toparlamak hiç kolay değil!

YILMAZ, VERİLEN ŞANSI ÇOK İYİ KULLANDI

Asistan Koç Murat Yılmaz kendisine verilen şansı; ilk maçta lig sonuncusu da olsa B.Çekmece’yi yenerek ve kupada Eurocup’ın bu sezonki favorisi Beşiktaş’a (belki de seneye Eurolig oynayacaklar) karşı yardımcılarıyla mükemmel bir hazırlık yaparak, bana göre çok iyi kullanmış oldu.

Oyunun ilk çeyreğinde sert savunma yapan BJK karşısında tepeden oynanan ikili oyunlar ve 4-5 numaraların paslaşmalarını çok iyi çalışılıp uygulanınca, rakip koç çaresiz duruma gelerek kenarda çıldırdı!

Rotasyonlar yerinde ve süreleri zamanında yapılınca her şey çok iyi gitti. Zira BJK ligin en az sayı yiyen takımı ve pek çok maçta 70 sayı bile yemezken, bunların sonucunda Tofaş bir devrede 53 sayı attı ve 5 sayı önde içeriye girildi.

Ancak BJK çok iyi dış oyunculara sahip bir takım; Brown 9/11 saha içi isabet (8 üçlük soktu) 4/4 de faul sokarak zirve yaparken, Mathews ve Dotson çok yüzdeli ve önemli atışları soktular.

Yani kalite farkı turu Beşiktaş’a getirmiş oldu.

Tofaş’ın bir diğer şansı, rakibin uzunları Zizic’in de sakatlığı yüzünden oynamamasıydı. Hücumda basketbolun gerektirdiği şekilde topu çevirip boş oyuncuyu bulmaları da izlenmeye değer taraflarıydı.

En büyük artıları da sert savunmaları, ama bu maçta bunu iyi yaptıklarını söyleyemem. Elbette oyunun başında Tofaş’ın savunmayı bozacak hamleleri vardı. Ancak oyun sonuna nefesleri yetmedi.

Tofaş’ta ise en büyük hayal kırıklığı Besson oldu! Çok kötü ve beklentilerin uzağında oynadı, maça gelmemiş gibiydi.

Artık Whaley ve Kidd’den bir şeyler beklemek sadece zaman kaybı…

HER MAÇ ÖNCESİ MİLLİ TAKIM AÇIKLANSIN; FURKAN VE YİĞİTCAN…

Özgür’ün oyunu da ekstra bir katkı oldu, her maç öncesi Milli Takım açıklansa harika olacak; zira Furkan ve Yiğitcan 20’şer sayı ile mükemmel oynadılar.

Furkan oyuna içeri dalarak atışlar ve asistlerle başlayıp ısınınca sonradan üçlükleri de giriyor ve katkısı çok oluyor, ama “hemen üçlük sokayım” diye başladığı oyunlarda büyük sıkıntı yaşıyor. Artık bunu çözmesi lazım.

Tofaş takımının kronik sorunu hiç sert olmamak ve savunma direncinin olmaması, içeride 100 sayı yediğin hiçbir maçı kazanamazsın, bu net!

Bunu hemen halletmek zor; takım karakteri ve bunun oturması zaman ister… Ama buna epey kafa yormak ve mesai vermek gerek.

GM sevgili Tolga Öngören’in de destek için sahaya çıkmaya başlaması güzel (kendim ettim kendim buldum yani iş başa düştü).

EN DOĞRU HAMLE SEZONU MURAT YILMAZ’LA BİTİRMEK

Bu iki maçtaki takımın olumlu görüntüsü ile bu sezonu kendi evladın olan Murat Yılmaz ile bitirmek bu sezon yapılan en doğru hamle olacak. İnşallah başka maceralar aranmaz.

Bu düzelme sinyalleri veren görüntü, beni play-off için az da olsa umutlandırdı.

Erok ile 2 galibiyet farkın kapanabilir olabileceğini hayal ettirdi (ama ilk maçı 22 sayı farkla kaybettiğimizi de hatırlayıverdim).