Hatalar sezonunda son nokta!
Bu kadar hatanın yapıldığı yerde, Tofaş olarak Erok yerine play-off’a girsem utanırdım.
Orhun Ene bıraksın diye başlanan, “baştan fiyasko” planlama, Perez’in ekürisi Reed’e komik bir para farkına “gitsin” dersen…
Obrien’ı da
istemeyip, takımın iskeletini bozarsan…
Üstüne, stajyer
acemi, hiç kariyeri olmayan, sıkıntılı, yıldız takım bile emanet edilmeyecek
bir koç getirip, yeteneksiz pek çok yabancıyı doldurursan…
Arada
panikleyip boştaki Türklere saldırıp, takımı tam bir çorbaya çevir, sonra Erok’u
yenip “play-off şansım devam etsin” diye uğraş dur!
Bu kadar
hatanın yapıldığı yerde Erok yerine play-off’a girsem utanırdım. Basketbol
ilahları da buna zaten izin vermezdi! Boşa geçen 6 ay sıfıra sıfır elde var
sıfır!
Seyirciyi
salondan kaçırdınız, takıma sahip çıkma duygusunu kaybettirdiniz, Avrupa’da en
azından son 8 yapabilecek imkân çok rahat varken orda da hüsran yaşattınız yani
neresinden bakarsan bak, 9 Türkiye, 2 Avrupa, toplam 11 maç kala kulübün
kapısına kilidi vurdunuz!
Artık bundan
sonra oyuncuları nasıl maçlara hazırlayabilirsiniz ki, Erok maçında bazı
oyuncularda bu belirtiler başlamış göründü!
Ne seyirciyi
salona getirebilirsiniz, yani yapılan zincirleme hatalar ile yılların kulübü,
kendini şu an hiç de hak etmediği bir konumda bulmuş oldu.
Maalesef çok
ama çok üzücü bir durum.
Gelelim
91-81 kaybedilen Erok maçına; çıkmadık candan umut kesilmez diye başlanan oyuna
Perez ve Blazevic kötü başlayınca rakip öne fırladı, Besson yine ruh gibi
sahada dolaşınca, ki bu son maçlarda artık tahammül sınırlarını aşarak çok
olmaya başladı! Önümüzdeki sezon için artık şansını kaybetti!
Floyd önce
iyi gözükse de 3. çeyrekte sahada sadece skor opsiyonu olarak kalınca gereksiz
zorlamalar ile oyunu yakalama şansını heba etti.
Perez biraz
uzun kenarda kaldı, ancak oyunun sonlarında istenen katkıyı verince saman
alevi gibi parlayan Tofaş’ın karşısında, her hattıyla üstün bir rakip
olunca yapacak bir şeyi kalmadı. Zaten bu savunma sertliğiyle maç kazanmayı
hayal etmek bile çok zor. BSL’nin yeni ekibi Erok’u çok başarılı yöneten
Ufuk Sarıca ve Recep Şen ikilisi, mükemmel rotasyon ile tüm
oyuncularından verim aldılar.
Zaten
birbirine çok yakın ve tamamlayan oyunculara sahip bir takım olarak hiç
zorlanmadan Crawford ve Galloway liderliğinde, oyuna giren her oyuncunun katkı
sağladığı bir sistem ile maçı rahat kazanıp play-off için büyük bir adım atmış
oldular.