Keçiboynuzu tadı! 3 puana “evet” futbola “hayır”!
Bursaspor, evindeki ilk maçta Iğdır’ı 1-0 yendi. Ama sadece yendi.
Bursaspor, evindeki ilk maçta Iğdır’ı 1-0 yendi.
Ama sadece yendi.
Tabii ki böylesine sert bir ligde kazanmak çok önemli, 3 puan ve 2’de 2 yapıp zirve grubunda devam etmek çok değerli…
Ama maçı izleyen kime sorarsanız sorun;
Galibiyete “evet”, sergilenen oyuna “hayır” diyecektir.
BODRUM’DAKİ TAKIMIN YERİNDE YELLER ESİYORDU
Bodrum deplasmanındaki müthiş tempolu ve üretken oyunun yerinde bu kez yeller esiyordu.
Tamam…
Büyük takımlar, iyi oynamadığı maçları da kazanmasını bilen takımlardır. Bunu başarma özelliğine eyvallah!
Ancak, Bodrum maçında ağzımıza çalınan bir parmak baldan sonra bu tek golle gelen 3 puan; benim ağzımda keçiboynuzu gibi bir tat bıraktı.
Kimse kusura bakmasın!
Bodrum maçından sonra haklı olarak, takımı ve teknik heyeti nasıl övdüysek, “oyun gücünden” yoksun oynayan ve pozisyon fakiri (bunu birazdan açacağım) Timsah’ı da eleştireceğiz tabii ki…
39 yıldır bu meslekte kalem oynatıyorum.
Takımın en büyükleri Anıl, Soner ve Zeki Yavru daha dünyada bile yoktu yani, siz buradan pay biçin artık…
Bu takım daha iyi olsun diye olumlu yönde eleştiri yapmaya çalışıyoruz.
Kongre üyesiyiz, ama önce gazeteciyiz ve yanlışları da söyleyeceğiz.
Hata ve eksikleri halının altına süpürme gibi bir durumumuz yok.
41 BİN TARAFTAR HİÇ SUSMADAN DESTEKLEDİ
Bakın, taraftar bugün öyle muhteşemdi ki;
Maçı açık kanal TRT Spor vermesine rağmen cumartesi gecesi 40 bin 850 taraftar 90 dakika hiç susmadı.
Ama Iğdır’ın da hakkını verelim.
HANGİ TAKIM 10 KİŞİ KALDI ACABA?
Iğdır FK, 73’te 10 kişi kalsa da, hiç geri adım atmadan, beraberlik için hücuma çıktı, daha çok topla oynadı ve Timsah’tan daha fazla şut attı.
İşte ben buna hiç anlam veremem!
İddia ediyorum;
74’te bir futbolseveri stada soksanız ve Iğdır’ın 10 kişi kaldığını (VAR Odası’ndaki Ümit Öztürk’ün, FIFA hakemi Ozan Ergün’ü monitöre çağırması sonucu) bilmese, sahadaki oyuncuları da saymasa, 17 artı 5 dakika uzatma olmak üzere, toplamda 22 dakika 1 kişi eksik oynayan Iğdır’ın 10 kişi mücadele ettiğini fark edemezdi!
Çünkü, son bölümde daha çok hücum eden takım Iğdır’dı!
Bu ne yaman çelişki böyle?!
Ben de buna şaşırdım işte!..
KÖTÜ OYNAYABİLİRSİN AMA KÖTÜ KOŞAMAZSIN
Hep deriz ya;
Kötü oynayabilirsiniz ama kötü koşamazsınız, kötü mücadele edemezsiniz beyler!
Şapkanızı önünüze koyup düşünün lütfen…
BÜTÜN HAZIRLIK MAÇLARINI YERİNDE İZLEDİM
Bolu Abant kampını tamamen, Topuk Yaylası’ndaki maçı ve Shakhtar mücadelesi de dahil olmak üzere, oynadığı 4 hazırlık karşılaşmasını da çıplak gözle izlemiş 6-7 gazeteciden biri olarak oyuncuların performans grafiklerini iyi süzdüğümü düşünüyorum.
BU KADAR ÜRETKENLİKTEN UZAK BİR TAKIM GÖRMEDİM
Ama inanın, bu maç kadar “oyun kalitesi düşük ve pozisyon fakiri” bir kadro görmedim.
KOCA MAÇTA SADECE 5 ŞUT ATMAK!..
Düşünün;
90 dakikada sadece 5 şutta 2 isabet…
Iğdır ise, 10’da 4 isabetli şut atmış. Yani iki katı oranda…
Timsah için bu demek oluyor ki;
Tam 18 dakikada bir ortalamayla; şut atmış rakip kaleye yeşil-beyazlılar…
2 isabetli şutun biri de 16’da gol oldu zaten…
BU KADAR AZ ŞUT HATIRLAMIYORUM
TFF 3. Lig’den bu yana son 2 sezonda; evinde 5’te 2 şutla maç bitirdiğini ben hatırlamıyorum.
Kadroya tek tek bakınca, hepsi çok fiyakalı ve klas isimler…
OYUNCU KALİTESİ İLE SERGİLENEN ZAYIF FUTBOL TABAN TABANA ZITTI
Fakat, bu maçta, oyuncu kalitesiyle, sergilenen futbol taban tabana zıttı!
Oyunun gücünü hiç göremedik sahada…
Aynı anda 5-6 oyuncunun formsuz olması düşündürücü!
Mesela; Lewis Baker, hala 80’den önce oyuna girecek düzeye gelemedi mi?
ADAMLAR CEZA SAHAMIZDA CİRİT ATTI
Bir başka örnek;
Iğdır, 22 dakika eksik oynadığı maçta, rakip ceza sahasında 21 kez topla buluşmuş. Bursaspor ise 13 kez…
Yani adamlar bizim 18’de resmen cirit atmış!
Allah’tan Batuhan Yayıkcı ve Alperen Babacan gibi çok başarılı 2 stoper var da rakip hücumculara; kaleci Kerem Matışlı ile birlikte gol izni vermediler.
TAKIMIN EN İYİLERİ ÖN LİBERO VE 2 STOPERSE SIKINTI VAR DEMEKTİR
Bana göre, Eyüp’ün yokluğunda, maçın oyuncusu; sırtı gibi 6 numara başlayan Elitim’dir.
Zaten, takımın en iyileri, ön libero ve 2 stoper ise, o ekip hücumda etkili olamamıştır.
2 maçtır; 3 atıp, gol yememek de çok değerli tabii ki…
Tamam, Boutrah sol kanatta yine harmanlayıp gitti, çalıştı, ama takımın genelinde final pası ve organize hücum yapıp atak sonlandırma sıkıntısı zirve yaptı!
10 numara Lincoln temposuz ve beklenen oyunları kuramadı!
Iheanacho, 3 kez topla buluşturuldu ve tek isabetle golü kafayla attı.
Sakatlıktan, beklenenden 1 hafta erken dönen Halil Akbunar, sağ kanatta tahmin edilen formundan uzaktı.
Elitim- Soner ikilisi geçiş oyunlarında iyiydi, ama Soner yorulunca 62’de yerini Eyüp’e bıraktı.
MAÇIN SONU “KORKU TÜNELİ” GİBİYDİ
Özetle;
10 kişi kalmış Iğdır önünde son 15 dakika adeta “korku tüneli” gibiydi.
Herkes, “şu maçı bir kaza golü yemeden bitirelim” diyerek, sanki tribünde veya ekranları başında tırnaklarını yiyordu!
Öyle ya;
57’de Hotiç’in frikiği üst direkte patlamasa da bir karış aşağıdan gidip gol olsa o zaman ne olacaktı?
“Ayıkla pirincin taşını” misali…
“FUTBOLSUZ GALİBİYET” KULAKLARA KÜPE OLMALI
Sonuçta, bu “futbolsuz galibiyet” kulaklara küpe olmalı!..
Bu maçı, Mustafa Er ve ekibi, çok detaylı şekilde analiz edip oyuncuların önüne koyacaktır.
TEKSAS GEREKTİĞİ GİBİ MORAL VERDİ
Taraftar, galibiyetin hatrına takımı Teksas’a çağırıp alkışladı. Bu da olması gerektiği gibi güzel bir hareketti.
Bu arada olması gerektiği gibi maçı küfürlü tezahürat yapmadan bitiren taraftarı da tebrik ediyorum.
BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADIM
Açıkçası, kim sorsa, “bu kadro şampiyon olur” dediğim ve inandığın kadro, bu sefer bende büyük hayal kırıklığı yarattı!
Bursaspor’u bu denli üretkenlikten uzak ve temposuz gördüm.
Elitim’in soldan nefis asisti ve golcü Iheanacho’nun arka direkteki akıl dolu kafası, plaka dakikası 16’da gelince, biz de “gollerin arkası gelir” diye umutlandık.
HACI BEKLER GİBİ 2. GOLÜ BEKLEDİK
Ancak 2. golü, Hacı bekler gibi bekledik durduk!
Maçı koparacak 2. golün gelmesi için; yağmur duası eder gibi dua ettik! Ama nafile!..
BODRUM’DA ŞİİR GİBİ, BURSA’DA HAYALET GİBİ
Geçen hafta Bodrum’un boğucu sıcağında ve aşırı nemi altında “şiir gibi” oynayan Bursasporlu futbolcular, 21 derecede ve rüzgarın serinlettiği şurup gibi havada adeta “hayalet” gibiydi.
Haftaya cuma gecesi Sarıyer’in sahasında Karagümrük gibi iddialı bir takımla maç var. Sonraki haftada da Kayseri deplasmanı…
Ben bu 2 maçtan alınacak 4 puana okeyim.
Ama alınacak puanların yanında, oyun gücünün ve üretkenliğin artması gerektiğini de Metin Şentürk bile gördü!
Umarım, 2 deplasmanda reaksiyon verip gerçek oyununu ortaya koyar ve güzel sonuçlarla eve dönersiniz beyler…