HABERLER

Soner Aydoğdu: Bursaspor Avrupa kupalarına katılmayı hak ediyor!

Bursaspor’un deneyimli orta saha oyuncusu Soner Aydoğdu, kampta SporBursa’ya verdiği özel röportajda, “Bursaspor Avrupa kupalarına katılmayı hak eden büyük bir camia” dedi.

Giriş: 19.07.2026 15:38
Paylaş
Soner Aydoğdu: Bursaspor Avrupa kupalarına katılmayı hak ediyor!

SPORBURSA -ÖZEL RÖPORTAJ

Geçen sezonun devre arasında geldiği Bursaspor’da şampiyonluk yaşayan tecrübeli orta saha oyuncusu Soner Aydoğdu, özel röportajda, “Bursaspor Avrupa kupalarına katılmayı hak eden büyük bir camia” dedi.


Soner Aydoğdu, SporBursa’ya verdiği özel röportajda, yeşil beyazlı takıma nasıl transfer olduğundan, gelecekteki hedeflerine, takımı havasına dek birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu.


“YENİ TRANSFERLERE YARDIMCI OLUYORUZ”

SporBursa Genel Yayın Yönetmeni Serkan Yetişmişoğlu’nun sorularını yanıtlayan 35 yaşındaki 8 numara, takımda havanın çok iyi olduğuna vurgu yaparak, “Yeni transferleri de hemen aramıza aldık ve onların takıma adapte olması için elimizden geleni yapıyoruz” ifadesini kullandı.

İşte Soner Aydoğdu ile yaptığımız samimi röportaj…

-Geçen sezon devre arasında geldin. Şöyle filmi biraz geriye sararsak devre arası transfer görüşmeleri nasıl gelişti? Bize o süreçle ilgili biraz detay verebilir misin? 


Soner Aydoğdu: Geçen sezon devre arasında görüşmeleri başladığımızda, Samsunspor'da Avrupa Konferans Ligi maçları devam ediyordu. Ayrıca 4 takımlı formata geçilen Süper Kupası’nı ligin devre arasını almışlardı.

Biz de bir sene öncesinde üçüncü bitirdiğimiz için biz de Süper Kupa’ya katıldık. O süreçte Fenerbahçe ile maçımız vardı. Bursaspor’la görüşmeler olumlu ilerliyordu. Hatta bütün pürüzler kalkmış, anlaşmış gibiydik. Karşılıklı sözler de verilmişti. Prensipte anlaşılmıştı.

Ama Samsunspor’un o dönem gelenler gidenler nedeniyle oyuncu eksikliği vardı ve Fenerbahçe Süper Kupa maçında çok fazla alternatif oyuncu yoktu.

Onları öyle yüzüstü eksik bırakmak yakışmazdı bize. Nitekim Fenerbahçe maçında kadroda bulundum.  Fenerbahçe maçında da sonradan oyuna girdim. O maçın ardından da Bursaspor’a katıldım.

Aslına Bursa’ya gelme kararı, benim için zor bir karardı. Çünkü çoluğum, çocuğum Samsun'daydı. Ailem, düzenim, her şeyim Samsun'daydı. Çocukların okulları devam ediyordu. Yarım sezon da olsa zor bir karardı.  Zira aile her şey.

“UÇAĞA BİNMEKTE ZORLANIYORUM”

Bir de ben kolay kolay uçağa binemiyorum. Öyle de bir sıkıntım var. Yani her izinde uçakla Samsun’a git gel de yapamayacaktım. Mesafede uzaktı araba için.

O yüzden benim için zor bir süreçti.  Sonrasında işler tabii istediğimiz gibi gidip de şampiyon olunca, çok da mutlu olduk, çok da doğru bir karar verdiğimizi anladık.



 

“HERKES TESİSE GELİYORDU, ÇÜNKÜ ORTAM SÜPERDİ”

-3,5 aylık o ailenden ayrı dönemde nerede kaldın?

-O süreçte tesiste kaldım. Tesiste güzel bir ortamımız vardı. Çok güzel bir birliktelik yakaladık. Evde kalanlar bile her fırsatta tesise gelmek istiyordu.

Evli olanlar ve evde kalanlar bile tesise gelmek istiyordu. Hocadan rica ediliyordu, iki gün önceden kampa giriyorduk, tesiste kalabilmek için. Yani, öyle güzel bir ortamız vardı.


“O BİRLİKTELİK ŞAMPİYONLUĞUN TEMEL TAŞLARINDAN BİRİYDİ”

-Demek ki şampiyonluğun temelleri o dönemde tesiste atılmış…

-Aslında o birliktelik belki dışarıya çok yansımadı ama o birliktelik; şampiyonluğun en önemli temel taşlarından biri oldu.

Onu da yaşadık ve şampiyonluk geldi. Birkaç hafta ufak tefek sıkıntıları olsa da, Bursaspor ipi göğüsledi. Zaten hedef doğrudan çıkmaktı.


-O haftalarda siz takımın büyüklerindendiniz. Kaptanlar Muhammed, Ertuğrul, İlhan, Halil, Anıl ve sen…

Orada takımı derleyip toparlayan kişilerin her zaman tecrübeli oyuncular olduğu söylenir. O dönemde neler yaşadınız?

-Aslında baktığın zaman kötü süreçler yaşamadık.  Birkaç beraberlik oldu. İlk geldiğimiz zaman Trabzon 1461 maçndaki mağlubiyet biraz sıkıntılı oldu. Sonrasında Isparta beraberliği… Ama o zaman da liderdik. Ufak tefek şeyler yaşandı tabii ki o zaman. Yaşanmadı değil.

Biz yıllardır bu işin içinden olduğumuz için, hangi süreçte ne gibi şeyler yaşanır, bunları bildiğimiz için orada arkadaşlarımıza, kardeşlerimize bir şekilde bu durumları anlatmaya çalıştık. Hem saha içi hem saha dışı güçlü durmaya çalıştık. Bu işin tabii ki fiziksel yönü çok önemli ama, mental olarak çok daha önemli. Orada özgüvenimizi kaybetmiş olsaydık; ne kadar birliktelik beraberlik de olsa, o çöküş hepimize yansırdı.

Ama biz psikolojik olarak, mental olarak çok sağlam ve diri durduğumuz için sıkıntı olmadı.

Bazı ufak tefek stresleri de dışarıya yansıtmadık. Kendi içimize çözdük. Ve sonrasında hemen toparlandık.

Bu iyi durumu da maçlara yansıttık. Zaten bize bütün camia inanıyordu, bizler de inanıyorduk şampiyonluğun geleceğine. Erkenden geldi çok şükür.  Güzel de oldu. Baktığımızda, 9 puan farkla şampiyon olduk.

Bir de ben ilk defa 2. Lig’de oynadım.



 

“İŞİMİZE SAHİP ÇIKTIK VE KUPAYI KUCAKLADIK”

-Onu da soracağım, Ligler arasındaki farklar neler?

-Geçen sezon her hafta başka bir rakibimiz ikinci oluyordu. Arkadan gelen ikinci sıradaki takım sürekli değişiyordu. Bir Aliağa geliyordu, bir Mardin, bir K.Maraş…

Ama çok şükür biz işimize sahip çıktık ve olması gerekeni yaptık. Bizden beklenilen şampiyonluktu. Çok şükür kupa bize nasip oldu!


“BURSASPOR TARAFTARININ GÜCÜNÜ ZATEN İYİ BİLİYORDUM”

-19 yıllık bir sporculuk kariyerinin17 yılını Süper Lig’de oynadım. Birçok takım ve atmosfer gördün, değişik stadyumlarda oynadın. Timsah Arena modelli; Atatürk Spor Kompleksi Matlı Stadı’nda da genelde kapalı kişi oynadınız. Bursaspor taraftarının itici güç olayını Bursa'da nasıl yaşadınız?


-Ben aslında onu zaten gelmeden önce de yaşamıştım. 2016 yılında stadın açılışında Bursaspor’un 4-2 kazandığı maçta ben Trabzonspor’da oynuyordum.

Biz 2-0 biz öndeydik ilk yarı sonrasında 4-2 kaybettik.

Daha öncesinde Atatürk Stadı’nda da oynadım. Gençlerbirliği'ndeyken de eski stadyumda mücadele ettim.

Ben aslında buraya gelmeden önce de taraftarın etkisini biliyordum. Çünkü Bursaspor’a Süper Lig’de birçok kez konuk olmuştuk. Bursa'ya gelirken büyük bir atmosfer olacağını biliyordum.

Teksas’ı misafir takım olarak yaşıyorduk! Ama şimdi kendi taraftarımızı arkamızda hissetmek çok daha güzel. Gerçekten itici bir güç oluyorlar. Rakiplere de inanılmaz bir baskı oluşturuyor.

Özellikle bu desteği biz iç sahada çok yaşadık. Birçok maçta bazen ‘öldüm bittim’ dediğimiz anda, o taraftarın müthiş coşkusuyla, enerjisiyle tekrar ayağa kalkmasını bildik.

İçeride kötü geçen maçımız olmadı. Hem oyun anlamında hem skor anlamında…

İnşallah bu sene de taraftarın gücüyle ve sahaya etkisiyle, yine iç sahada birlikte sinerji yaratırız.

Hep beraber yine çok güzel işler başaracağımıza inanıyorum.




-İç sahada 45 bin taraftar önünde ve müthiş bir ortamda oynuyorsunuz. Ancak bir hafta sonra atıyorum Fethiye'de konteynerdan bozma odalarda soyunup maça çıkıyorsunuz. Çok farklı ortamlarda oynamak sizi nasıl etkiledi?

-İster ister, olumsuz etki yaratıyor. Dediğin gibi içeride oynuyorsun 45 bin kişiye… Sonra gidyorsun deplasmana; stadyum yok, tribün yok, soyunma odası yok. Affedersin tuvalete gireceksin doğru düzgün bir yer yok! Gerçekten abartmak için söylemiyorum. Bu kötü şartlara ne yazık ki izin veriliyor. Bunlara izin verildiği için sen de orada oynamak zorunda kalıyorsun.

Yani bunlar hep bir etken. Asla küçümsemek gibi olmasın ama belli bir seviyeye getirmeleri lazım şartları. 2. Lig de olsa, 3. Lig de olsa…

Eğer futbolcu yetiştirmek, sahada güzel bir futbolu izlemek istiyorsak şartların belli bir seviyede olması gerek.


“HEPSİ KARAKTERLİ ÇOCUKLAR”

-Yeni sezona gelirsek; yeni transferler geliyor. Bursaspor taraftarı da 4 yıl aradan sonra yabancı transferleri merak ediyor. Yeni transferlerle uyum aşaması nasıl, örneğin onlara nasıl yardımcı oluyorsunuz? Bu takım içinde bizim göremediğimiz yerlerle ilgili neler söylemek istersin?


-Bursaspor, Enes Başkan’ın önderliğiyle yeniden bir yükselişte… Evet, yabancı transferine bir özlem vardı ama Bursaspor her zaman yabancı oyunculara alışkın bir camiye biliyorsunuz. Yeni gelen arkadaşlarımızdan Baker ve Lincoln Türkiye kültürünü bilen oyuncular...

Türkiye'de oynamış isimler olarak, onlar da yeni gelenlere yardımcı oluyorlar. Biz de dilimiz döndüğünce, onlara hem Türkiye'nin kültürünü, hem Bursa’nın futbol kültürünü,  hem ligimizin kültürünü anlatmaya çalışıyoruz.

Onlar da zaten karakterli çocuklar ve en önemlisi kaliteli oyuncular…  Onlar da çabuk bir şekilde adapte olmaya çalıştılar. Biz Türkler misafirpever insanlarız.  Hemen kucak açmasını biliriz. Geldikleri gibi hepsine kucak açtık.

Bursa'da herhangi bir ihtiyaçları olduğunda ‘gelin bize, ne istiyorsanız yardımcı oluruz, dedik. Saha içinde zaten yardımcı olmaya çalışıyoruz. Burada hepimizin, tek düşüncesi, Bursaspor'un başarısı. Ortak paydamız bu.

İnşallah el birliğiyle, onların da katkısıyla Bursaspor'u hak ettiği yer olan Süper Lig’e çıkartacağız.

Bursaspor, Süper Lig’de şampiyonluk yaşamış bir camia.  Tabii ki buralarda olması hoş değil!

Buna biz vesile olursak ne mutlu bize…

Her zaman Süper Lig’de yukarıya oynaması gerektiğini söylüyoruz. 

Enes Başkan, şampiyonluklarda 2'de 2 yaptı. İnşallah bu sene de 3'te 3 olur.

Biz yıllardır futbolun içindeyiz. Futbolu bıraktıktan sonra da inşallah içinde kalmaya çalışacağız.

Enes Başkan gibi, Yüksel Başkan gibi, Mehmet Sepil Başkan gibi.  Bu isimler gerçekten çok değerli. Neden değerli? Çünkü, batmış, ‘kapanacak’ denilen kulüpleri, ki Göztepe de, Samsun da aşağılardaydı. Neler yaşadılar? Bursaspor da öyleydi.

Ama böyle önemli adamlar geldi ve kulüpleri alıp belli bir seviyeye getirdiler. Bu, gerçekten çok değerli. Böyle adamlar, futbol camiasında her zaman var olmalı diye düşünüyorum.




“HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPACAK”

-Bursaspor'da gördüğümüz kadarıyla, transferde; hem kaliteli hem de karakterli oyuncuları kadrosuna katınca içeride problem çıkarmayacak gibi bir kadro oluşuyor.

-Bu da çok önemli aslında. Tabii ki içeride ortamı bozan, düzeni bozan bir kişi olursa, takımlar başka bir boyuta bürünüyor.

Tecrübeli olduğumuz için, daha önceki yıllarda bunları da yaşadığımız için bunlara izin vermemeye çalışıyoruz. Yani, olay illa oynayıp oynamamak değil! Kimisi oynayıp katkı verir, kimisi oynamadan; ortamı tutarak, ortamdaki düzeni sağlayarak katkı verir.

Sonuçta biz Bursaspor'un bir üyesiyiz.  O yüzden herkes üzerine düşeni en iyi şekilde yapacak.


“YENİ GELENLERLE HEMEN KAYNAŞTIK”

-Bu sene kamplar anladığım kadarıyla güzel geçiyor. Önce Özlüce, sonra Bolu, ardından Topuk Yaylası… Kamplardaki atmosfer nasıl?

-Çok güzel gidiyor… Kamplar, kondisyon yükleme açısından, biraz daha yorucu ve tempolu geçiyor. Hazırlık maçları da oynuyoruz.

Sakatlık olmadığı sürece bu yorgunluklar olacaktır. İçerideki ortamımız çok güzel. Yeni gelenlerle de hemen kaynaştık. Biz onları aramızda aldık. Olması gereken de bu zaten…




-Artık senin kariyerine gelelim.  Bir zaman sonra futbolu bırakacaksın. Jübile yapmak için hayal ettiğin bir takım var mı?

Futbolda neyin ne olacağı belli olmuyor. Bugün böyle konuşuyoruz, ama yarın her şey çok hızlı değişiyor.

Geriye baktığımda güzel bir kariyerim olduğunu düşünüyorum. Hep önemli ve büyük camialarda oynadım. Doğup büyüdüğüm yerde futbolu bırakmak isterim. 12 yaşımda Gençlerbirliği’nde futbola başladım.

O nedenle Gençlerbirliği’nde futbolu bırakmak isterim, Ama nasip tabi bu işler, hiç belli olmaz.  Bakarsınız Bursaspor'da bırakmak nasip olur.

Bu kadar kariyerim varken, Allah nasip ederse futbolun içinde kalmak istiyorum.


“İLERİDE TEKNİK ADAM OLMAK İSTİYORUM”

-Peki, teknik adam olarak mı, sportif direktör olarak mı görev yapmak istiyorsun?

-Sahanın içini çok seviyorum. Sahanın içinde olmak istiyorum. Allah nasip ederse, futbolu bıraktığım zaman n-bana bir şeyler katabilecek bir hocanın yanında yardımı antrenör olarak başlamak istiyorum açıkçası.

Tabii ki bu adım adımdır. Futbolculuk gibi hocalıkta da adım adım ilerlemek gerek.

Bu sene şampiyon oluruz. Belki Süper Lig’de Bursaspor'da bırakmak kısmet olur.

Ancak, daha oynayabildiğim kadar oynamak istiyorum. Kendime bir yaş baremi koymadım. Ama kariyerimde en az 20 yıl oynayacağım. Bu sezon 19. senem.




-8 yıl aradan sonra Süper Lig’e dönmek isteyen Bursaspor camiasına nasıl bir mesaj vermek istersin?

Valla çok özledik. Bursa şehri, Bursaspor, Süper Lig’e çok yakışıyordu zaten. Yine çok yakışır. Tekrar evinde olmasını bir futbol adamı olarak isterim.

Gerçekten bu camianın hak ettiği yerler oralar. Her zaman Avrupa'ya oynayan bir kulüp olmasını temenni ederim. Biz o zaman burada oluruz, olmayız çok önemli değil. Ama Bursaspor'un hak ettiği yerler oralar...

Bursaspor Avrupa kupalarında oynamayı hak ediyor!

“BURSASPOR’UN OLDUĞU HER YERDE HEDEF ŞAMPİYONLUKTUR”

Kiminle konuşsak, ‘Süper Lig Bursaspor yakışır’ diyor, ki zaten öyleydi. Allah bize nasip ederse çok mutlu oluruz, gurur duyarız. Bursaspor’un olduğu yerde hedef her zaman şampiyonluktur.


“MUSTAFA ER ÇOK DÜZGÜN BİR HOCA”

-Mustafa Hoca ile çalışmak nasıl bir duygu?

Mustafa Hoca ile daha öncesinde çalışmak nasip olmadı.

Ama 2018-2019 senesinde beni aramıştı kendisi. Beni Bursaspor’a davet etti. ‘Seni çok istiyoruz’ dedi. Hatta görüşmelerde belli bir aşamaya da gelmiştik. Ama nasip olmadı o sene çalışmak. O yıl ben Başakşehir'e transfer olmuştum.

Bursa’ya geldiğimde ve Mustafa Hoca göreve başlayınca, kendisi, ‘o seneyi hatırladın mı?’ dedi. ‘Hocam hiç unutmadım ki! Demek ki doğru zaman bu zamanmış’ dedim. Çok şükür de öyle oldu.

Beraber 2. Lig’de çalışmak nasip oldu ve hocamla beraber şampiyonluk yaşadık.

Mustafa Hoca çok güzel ve çok düzgün adam. Saha içinde de hem sistemiyle hem istedikleriyle geçen sezon fark yarattığımızı düşünüyorum.

Çok gol attık, çok az gol yedik.

İnşallah aynı sistemi, arzuyu, coşkuyu bu sene de sahaya yansıtmak istiyoruz.  Mustafa Hoca ve ekibiyle futbolcu grubunun çok güzel bir birlikteliği oldu.

Çok güzel bir sinerji, bir enerji oluştu. İnşallah bu sene de bu havayı koruyup, üstüne koyarak o birliktelikle beraber şampiyon olmak istiyoruz Allah nasip ederse…



Yorumlar

Haber Arama