Kaçan balık büyük olur!
Ummadık taş, baş yarar!
Ne umduk, ne bulduk!
Fişi çekemezsen, elektrik çarpar!
…
Bu tür atasözü ve deyimleri daha da çoğaltabiliriz.
Gerçekten uçup giden 2 puana çok yazık oldu! Saranic’in nefis ara pasında (asistinde) dönerek soluyla kapalıo köşeyi çok güzel gördü.
20’de beraberliğe düşse de Lincoln ile ceza yayından gelişine müthiş bazuka çıkararak 2-1 öne geçti Timsahlar.
Iheanacho, 5 şutta 2 isabetle 1 gol buldu.
Lincoln de 5 şutta 3 isabetle 1 gol attı.
Oysa, Özge Yetişmişoğlu’nun taktığı lakapla, gol makinası “İkon”acho, daha çok beslense skor daha farklı olur muydu?
Evet, olurdu!
İki kez öne geçiyorsun, ama savunmada yaptığın hatalarla 2 kez yakalanıyorsun!
Sonra…
50’de skor 2-2 olduktan sonra 40+6 dakikada ne ürettin mesela?
İkinci yarıda attığın 8 şutta sadece 1 isabet buluyorsun.
Maçı 17’de 5 isabetli şutla ve 2 golle kapatıyorsun.
İkinci 45’te, ofsayt diye VAR tarafından iptal edilen Kral’ın golünün dışında neler kaldı aklınızda?
İKİNCİ YARININ TEK İSABETLİ ŞUTU LINCOLN’DEN
Benim aklımda kalan 67’de Lincoln’un kaleciden dönen “ikinci yarının tek isabetli şutu” ile Boutrah’ın verkaça girip 75’te kötü vurduğu, auta giden şut dışında…
BAYRAMOV OFSAYTA DİKKAT ETSE ÖNE GEÇİYORDUK
Bir de 67’de Bayramov, biraz dikkat etse ve geriden çıkıp Iheanacho’ya o golü attırmış olsaydı 3-2 öne geçmiş olacaktık.
Ama Toral, defans çizgisini kontrol edemeyince, kabak gibi ofsaytta kaldı ve güzel bir gol de güme gitti!
41 bin taraftarının muhteşem desteğine yazık değil mi?
Taraftar müthiş tribün şovlarıyla takımı daha nasıl ateşleyebilir ki?
Ama takım, sahada 2 gol dışında hücumda istenen futbolu sergileyemedi.
ÇİFT FORVETE DÖNEMEZ MİYDİK?
Örneğin;
Baktın ki 3. gol gelmiyor, son bölümde Baran Başyiğit’i sahaya atıp çift forvete dönemez miydik?
Attığımız 9 kornerde organizsyon gören var mı?
Final pasları desen, zaten hak getire!..
Bir türlü işi bitirecek yerde o son pası veremiyoruz, vesselam!
MAÇA DOĞRU PROGRAMINDA UYARMIŞTIM
Perşembe akşamı “Oyun Planı- Maça Doğru” programında uyarmıştım;
-Sakın ha bu maçı çantada keklik görmeyelim!
Yeni göreve gelen Hikmet Karaman “Kurt hocadır” takımını çok iyi motive edip üzerimize salar, diye…
Maalesef korktuğumuz başımıza geldi!
Mustafa Gürsel’le 6 maçta sadece 2 gol atan Erokspor, Karaman’la geldi ve bize 1 maçta 2 gol attı, 1 puanı da alıp gitti.
Sahi, “motivasyon” demişken…
Değerli futbolcu kardeşlerim;
Kamptayken Bodrum’un Batman’ı 4-0 yendiği maçı izleyince, “oley be, yarın da biz kazanıp 2 puan farkla lider olur, Batman’a avantajlı gideriz” demediniz mi kendi aranızda?
Mutlaka bunu konuştunuz.
Peki, siz; sahada bu yönde ekstra bir coşku ve hırs sergilediğinizi düşünüyor musunuz?
“İyi oynadık, ama kazanamadık” diyebiliyor musunuz?
Aradaki kadro kalitesi, kadro maliyeti ve deneyim farkı bile Bursaspor’u -doğal olarak- ağır favori haline getirmişti.
Peki, siz bu kalitenizi sahaya yansıtabildiniz mi?
Allah’tan Iheanacho var da Kral her maçta gol atıyor, klasını gösteriyor.
7 maçta 9 gol, dile kolay…
Bu arada Jires Kembo için uyarlanan Ayşe Hatun Önal’ın “Çak bir selam, canım baksana” şarkısının çalınması güzel olmuş.
Sanki içime doğmuş;
Pazartesi akşamı Finalist programında, “Iheanacho’nun gollerinden sonra ‘Jires Kembo canım baksana’ gibi bir şarkı çalınsa güzel olur” demiştim.
Aklın yolu birdir, derler…
SAVUNMA YAPAN TAKIMLARA KARŞI KİLİDİ AÇMAK GEREK
İşin gerçeği şu ki;
Bursaspor, savunmayı kalabalık tutan, alan daraltan, pas kanallarını kesen, defansif takımlara karşı “kilidi” açamıyor!
Kanatlardaki oyuncuların adam eksiltme özelliği de çok az olunca, sete dönen hücumlarda yeşil-beyazlılar, “o gol anını” bulmakta zorlanıyor.
Hal böyle olunca da oyun sıkışıyor! Gel de çık işin içinden…
Diyorum ya;
46 dakikada sadece 1 isabetli şutla bahar olur mu?
Bu sefer hamleler de etki yapmadı oyuna…
Timsah, bu maçta “ilkleri” de yaşadı:
Bursaspor, evinde ilk defa gol yedi (hem de 2 tane).
Ligde 7. hafta sonunda ilk kez berabere kaldı.
İki defa öne geçtiği maçta, ilk kez 2 kere yakalandı: 2-2.
Oysa…
Biraz daha çok mücadele edip, canımızı dişimize takarak oynasaydık, biz bu maçı zor da olsa kazanırdık!
Ama olmadı işte…
AVERAJLA GELEN “BURUK LİDERLİK”
Averajla elde edilen bu liderlik, biraz “buruk bir liderlik” oldu.
Zira, 16 yerine 18 puan yapsan, Batman’a avantajlı gidecektin, berabere kalma lüksün de olacaktı.
Bir de pazartesi akşamı Kayserispor, evinde İstanbulspor’u en az 2 farkla yenerse, averajla liderliği alıyor.
Yani, 3 takım 16’şar puanlı oluyor.
ŞAMPİYON LOLACAĞIZ AMA DAHA DİKKATLİ OLMALIYIZ
Demek ki, böyle durumlar için daha çok çalışmamız ve daha çok istememiz gerek.
Ben, bu kadronun şampiyon olacağına olan inancımı, ilk günden beri koruyorum.
Ama, maçta ortaya çıkan eksikleri görüp uyarı yapmak da bizim görevimiz…
Umarım, herkes, Batman’da daha motive ve beklendiği kadar formda olur!..







Yorumlar