Bursaspor deplasmanda Menemenspor’u 3-1 yenerek haftayı 3 puanla kapattı.
Teknik adam Mustafa Er “kazanan takım değiştirilmez” kuralını uygulayarak sahaya geçen maçın kadrosuyla çıktı.
Maçın başlarında üstünlük bizdeydi, oyunu rakip sahada oynadık.
Halil ve Emir Kaan’la gole yaklaştık ama olmadı arkasından en etkili olduğumuz yan toptan golü Soner’le bularak öne geçtik.
Ne olduysa attığımız golden sonra oldu, rakip, oyunu dengeledi direncimizi kırdı.
Oyuna ortak oldu.
Kazandığımız kornerde topu direkt kullanmak yerine varyasyon deneyince, rakip topu kaptı kontraya çıktı ve skoru 1-1 yaptı.
Ne gereği var fantezinin?
Sen ne Barcelona ne de Chealsea takımısın?
Korneri doğrudan kullan, stoperler gelmiş, uzun adam avantajını kullan.
Hiç mi ders almadın?
Daha 2 hafta önce defans arkasına atılan topta Ispartaspor’dan gol yedin, aynı durumu bugün tekrar ettin.
Sanki biz bir şey dememişiz gibi yine defans arkasına atılan top ve uyuyan oyuncu grubu vardı.
Rakip forvet ceza sahasında gole giderken Kaptan Ertuğrul’un arkadan müdahalesi, işte yıkıldığımız an! Ama o ne, hakem “oyna” diyor, hayata dönmemizi sağlıyor.
Orada pozisyon net penaltı ve Ertuğrul’un kırmızı kartla oyun dışında olması gerekirdi.
Maçı işte orada kazandık! Geri düşmüş olsaydık maçın seyri değişecek çok zorlanacaktık.
Neyse ki imdada Salih yetişti; “takımın golcüsü benim” diyerek ilk yarının uzatma dakikasında klas bir vuruşla durumu 2-1 yaptı.
İkinci yarı oyunda denge vardı, ne pozisyona girdik ne de rakibe şans tanıdık.
3. sunıf bir futbol oynayarak hem rakibi hem de maçı izleyenleri uyuttuk.
Hatta Mustafa Er son 30 dakika Musa ve Sefa’yı oyuna alarak orta sahayı güçlendirerek skorun üstüne yatmayı, galip gelmeyi hedefledi.
Bunda da başarılı oldu. Son dakika oyuna sonradan giren, geçen haftanın “altın makası” İlhan Depe ısrarcı takibiyle rakibin geri pasını yakaladı, golünü attı ve maçın skorunu 3-1 olarak belirledi.
Maçın başındaki tempomuz, girdiğimiz 2-3 pozisyon gerçekten alkışa değerdi, golü bulduk.
Fakat anlamsız bir şekilde oyundan bir anda düştük!
Bunda Emir Kaan ve Ertuğrul İdris’in yetersiz oyunları etkili oldu, ne top tutabildiler ne pozisyon ürettiler ne de takıma ayak uydurdular.
Rakip biraz diri olunca gerçekten zorlandık.
Kaptan Ertuğrul genç rakibi karşısında zorlandı, sürekli faul yaparak durdurmaya çalıştı. Ppenaltı pozisyonunda atılmadıysa bunu hakeme borçlu. Eğer aksi bir karar çıksaydı şu an başka şeyler konuşuyor olacaktık. Bekler oyuna çıkamadı ve katkı koyamadılar.
Günümüz futbolunda beklerin skor elde etmede önemi çok büyük.
Fakat ben Mustafa Er’in garantici bir oyunu tercih ettiği için bekleri çakılı oynattığı kanısındayım.
Orta saha görevini yaptı. Eyüp asistle, Soner attığı golle oyunun içinde oldular. Soner’den beklentimiz bu sen kafana göre oyna, ne yaparsan yap bugün olduğu gibi ya gol yap ya da asist, sana diyecek bir şeyimiz olmaz.
Bunları yapan bir oyuncu olarak beklentimiz bu. Halil çok çalıştı attığı paslar ve bilhassa 2. yarı rakibini geçerek hazırladığı pozisyonlarla takımın en iyisi oldu ve alkışı hak etti. Defans görevini yaptı, rakibe kolay pozisyon vermedi. Kaleci Kerem eleştiri alabilir ama ben oynamasından yanayım, oynayarak gelişecek ve Bursaspor’a çok şeyler kazandırarak veda edecek.
Bugün her şeye rağmen kazanmasını bildik, şampiyonluk yolunda bereaberligin bile hanemize bir şey katmayacağı haftalardayız.
Fakat deplasman oyunumuz yine aynı düzeyde oldu, bilhassa skoru koruma çabasında olduğumuz durum bize hiç yakışmadı.
Bunu yapabilirsiniz ama kesinlikle böyle bir rakibe karşı değil.
Bugün yine Muhammet’in eksikliği fark edildi. O bölgede oynayan Emir Kaan ve sonradan oyuna giren Hamza istenileni veremedi ve İlhan tecrübesini konuşturarak bu takımda banko oynaması gerektiğini bir yerlere gösterdi.
Haftaya bir tık daha iyi rakip karşımıza gelecek. Oyunun bütününde biraz daha tempolu ve üstün oynamanın yollarını bularak zorluk yaşamadın.
Bu engeli de geçerek yolumuza kayıpsız devam etmeliyiz.






Yorumlar