Canlı izlediğim için hep Tofaş’ ı yazıyorum ama bu Bursaspor yazılmayı sonuna kadar hak etti, müthiş mücadele, mükemmel oyun ve sezonun ilk galibiyeti 93-88 ile Galatasaray deplasmanından geldi.
Bursaspor, genelde Galatasaray’dan her sezon bir galibiyet alıyor. Yani onların belalısı olmuş durumda. Bu daha zayıf kadro, daha az bütçe, sakatlıklar hiç fark etmiyor ama mangal gibi yürek var, mücadele var, savaşma var!
ŞAPKADAN TİMSAH ÇIKARDILAR
Ligin ilk 4 haftası çok zor bir fikstüre sahiplerdi ama yine “şapkadan Timsah çıkardılar” bravo Bursaspor…
Oyuna gelince, savunmayı sağlam tutarak iyi bir oyun planı ile başlayan Bursaspor sürekli oyunu kontrolünde tuttu, çok iyi top çevirip boş oyuncuları buldu.
Başlardan itibaren 25 sayı bulan Hammonds, maç sonu oyunun sıkıştığı anlarda ise 21 sayı, 10 asist ile Taylor ve 19 sayı katkı veren Freeman Liberty çok kritik işlere imza atarken, uzun forvet Watson da 11 sayı, 4 ribaunt ile önemli katkı sağladı.
Maç sonundaki 5 sayılık fark ise genç forvet Buğra Çal’ın attığı 5 sayının ve oyuna verdiği desteğin ne kadar önemli olduğunu gösterdi, Ergi Tırpancı’nın biraz daha oyuna girmesi ve verdiği mücadeleye ek sayı katkısı takımı başka bir seviyeye çıkarır.
Zaten 7. yabancı skorer guard Brown da eklendi. Bu da yönetimin şartları zorladığını gösteriyor.
Yani güzel günler Bursaspor’u bekliyor.
TARAFTARIN TAKIMI YALNIZ BIRAKMAMASI GEREK
Ancak taraftarın takımı yalnız bırakmayıp salonu doldurması gerek, yeşil-beyazlı takımın buna çok ihtiyacı var.
Ligde işler zor; taraftar desteğini hisseden takımlar bir adım öne çıkacak, maçlara gelmek lazım.

Galatasaray’ a gelirsek; neredeyse vasatın üstüne çıkan oyuncusu yoktu ilk üç çeyrekte sıfır oynayan milli oyuncu Şehmuz’un son 15 sayıyı atması ve maçı kazanma durumuna getirmesi maçın en enteresan notu idi. (Şehmuz’a bu sekansta nasıl izin verildi, Bursaspor kenarının irdelemesi lazım.)
GRIMAU, POZZECCO’YA NET ÜSTÜNLÜK SAĞLADI
Sonuç olarak oyunda Koç Grimau açık ara rakip koç Pozzecco’ya net bir üstünlük sağladı.
Galatasaray’ın bu şişirilmiş koçu(!) ile çok yukarılara oynayacağını pek sanmıyorum.
Hakemler tartışmaya yer vermeyecek şekilde iyi maç yönetti. Son olarak maçın spikeri ve yorumcusu şu gereksiz oyuncu övmelerinden bıktırdılar:
Ne Pierre imiş yahu! Yok en sevdiği atış, yok nereden dönse atarmış!! Acaba ne yapmış bugüne kadar, istatistiklerine bir baksınlar, seyredenleri ne zannediyorlar?
Herkes sizden iyi anlıyor artık basketboldan, iyice baydı artık bu yayıncı kuruluşun bazı ekipleri…







Yorumlar