Neymiş efendim?
İki
sezondur, 833 gündür,
35 maçtır evinde yenilmiyorMUŞ!
Lider
Bursaspor’u evinde puansız göndereceklermiş!
Peki, sonuç ne
oldu?
Bursaspor
1-0 kazanıp, evinde 3 puanla ve puan farkını 6’ya çıkararak döndü.
Yani demek
ki neymiş efendim?
Miş miş
miş de MUŞ MUŞ MUŞ…
Bunu bilmeyenlere
söyleyelim:
Maçtan sonra Bursa’da en çok çalınan şarkının adı bu!..
Devre
arasında Teksas’ın bulunduğu tribüne, taş, koltuk, iç, taşlı kartopu, mermer
parçası ve vida-demir atan kendini bilmezlere ne demeli?
Hayırdır
arkadaş?
Nedir bu düşmanlık?
Bursa’ya
geldiğinizde Teksas sizi kahvaltıda misafir etmedi mi?
Sizin
misafirperverliğiniz böyle mi oluyor?
Mübarek
Ramazan günü, kafa göz yarmak Allah’tan reva mı?
O kaya
parçası gibi taşları bir insanın üzerine atmak var ya;
Bu fiili saldırıya, hukukta; “adam yaralamaya, sakat bırakmaya ve beyin kanamasından öldürmeye tam teşebbüs!” denir!

BU
HAZIMSIZLARA "ULUDAĞ SODA" ÖNERİYORUM
Nedir bu hazımsızlık?
Eğer bu
yenilgiyi hazmedemediyseniz;
Size ULUDAĞ SODA öneriyorum.
Öyleyse, bu da size "kapak" olsun!
AS TV’YE
YAPILAN SALDIRIYI KINIYORUM
Taraftarı
böyle holigan olan kulübün saha içinde yetkili(!) olduğunu söyleyen beyaz
sakallı adam ve yancılarının AS TV'ye saldırılarına ne demeli?
AS TV
Spor Müdürü Tolgahan Aydınlılar ile Spor Muhabiri Çetin Narin ve Kameraman
Metin Araç’a, saha içinde canlı yayındayken yapılan saldırıyı şiddetle
kınıyorum!
Meslektaşlarıma
da “büyük geçmiş olsun” diyorum.
Bu cüreti gösteren,
yayıncı kuruluşun çalışanlarına tekme atan ve canlı yayını engellemek için
kameraya el atanlar kimse, hepsi gerekli cezaları, en yüksek seviyeden almalı.
DİNGO’NUN
AHIRI MI BURASI?
Burası Dingo’nun
ahırı mı kardeşim?
Bu ülkenin kural ve kanunlarının yerine, orman kanunları mı geçiyor Muş Şehir Stadı’nda?
PATATES
TARLASINDA HÜCUM OYNAYAN CESUR YÜREKLİ “ER”LER
Maça gelirsek;
Mustafa Er,
Aksaray’ı 6-0 yenen “ofansif” takımı bozmadı.
Muş gibi
saha zemini patates tarlasına benzeyen, kar küreme araçlarının tekerlek
izlerinin derin izler bıraktığı çamur deryasında bile kreatif ayakları
ve hücum ağırlıklı kadroyu “cesurca” sahaya sürdü.
Golü düşünen
ve önde oynayan Timsah’ın oyun anlayışı, 19’da gelen golden sonra da 61. dakikadaki ilk
hamleye (Sefa Narin) kadar böyle sürdü.
BENCE BU
GOLÜN MİMARI ve REEL SAHİBİ İLHAN DEPE’DİR
Her ne kadar
gol; Muş defansından Oğuzhan Açıl’ın, topu İlhan Depe’den kurtarıp dışarı atma
girişimi, kendi kalesine gol olarak kayıtlara geçse de, benim için bu
golün mimarı ve reel sahibi Depe’dir.
Tebrikler
Kaptan…
Tuttuğum şutlara
göre;
Bursaspor,
4 şutta 3 isabetle 1 gol buldu.
Muşspor ise 7’de 1 isabette kaldı.
KALECİ KEREM MATIŞLI'YI VE DEFANSI KUTLUYORUM
İşte bu
noktada; yaptığı güvenli çıkışları, yan topları yumrukla uzaklaştırmaları ve
daha 4. dakikada kalesinde büyüyerek göğsüyle mutlak golü çıkaran kaleci Kerem
Matışlı’yı özellikle kutluyorum.
19
yaşındaki milli eldiven, bu kez alkışı hak etti!
Hele golden
sonra, kendisine atılan “kalın vidayı” kameralara göstermesi de maça damga
vuran hareketlerdendi.
Defansı ve
kritik hamleleriyle pozisyonları büyümeden önleyen stoper Alperen
Babacan’ı da özellikle tebrik ediyorum.
Taç
çizgilerinin olduğu kulvar, boylu boyunca çamur şeridi gibiydi.
Kenarlarda
görev yapan çizgi adamlarından, bu bataklık gibi zeminde, topu sağlıklı bir şekilde taşıyıp orta yapmasını
beklemek haksızlık olurdu.
Buna karşın,
İlhan Depe’nin ısrarlı 2 hamlesiyle gelen golde; soldan ortayı, maça 10
numarada serbest adam olarak başlayan Halil Akbunar yaptı. Ancak, ilk
pozisyonda İlhan’ı gol n denemesi kaleciden dönünce, Halil’in asist olacak
pası da kilit (anahtar) pasa dönüştü.
8 maç aradan
sonra Muş’ta ilk kez süre alan Hakkı Türker, 72’de, Sefa Narin’in önünde; 8’e
geçen Eyüp Akcan’la birlikte 2. 8 numara rolü üstlendi.
Skor 1-0
gidince; Mustafa Hoca, 86’da 3 hamleyle savunma güvenliğini sigorta altına aldı.
Ertuğrul
Ersoy defansif, Musa Çağıran ise ikinci çapa (ön libero) olurken, Talha Yünkuş
da sol bek Barış Gök’ün önünde, rakibin sağ bekinin çıkışlarını kontrol eden sol
ön oyuncusu görevini üstlendi.
İleride
sadece Halil Akbunar kaldı, ani ataklar için…
Takım,
savunmada adeta 5-4-1 gibi dizildi.
BU SAHA
VE ŞARTLARA KAZANMAK ÖNEMLİYDİ
Böyle bir
sahada ve atmosferde, iyi oyundan daha çok, artık skoru almak önemli hale
gelmişti.
Nitekim öyle
de oldu.
Bir de aynı
dakikalarda ikinci K.Maraş, Aksaray’da 2-1 gerideydi ve maçı uzatmada yediği
golle 3-1 kaybetti.
DIŞ
ŞARTLARI DA YENEREK KAZANDI
Cuma günü
Maç Masası’nda; “Bursaspor dış şartları(!) yenerse, maçı da kazanır” demiştik.
Gerçekten de
aynen öyle oldu.
Tribüne, malum
takımın provokatörlerinin sızabileceğini ve olayların fitilini ateşleyeceğini öngörmüştük.
Maalesef, atılan yabancı maddeler sonucu, 30 kadar taraftarımız yaralandı. Tribünde kan aktı!
SOĞUKKANLI TİMSAH TAHRİKLERE KAPILMADAN MAÇI ALDI GELDİ
Bütün bu
olaylara rağmen, hakemin, tribünde yapılan saldırı nedeniyle 6,5 dakika
durdurduğu ve 11 dakika uzattığı maçta, sahada gladyatörler gibi futbol
savaşı veren Timsahlar, tecrübesi ve soğukkanlı oyunuyla, tahriklere
kapılmadan maçı aldı, geldi.
Şairin dediği
gibi;
Bir “mutluluğun
resmi” daha Muş’ta yapıldı!
Bu güzel tablo, Teksas’ın önünde oluşturuldu.
ŞAMPiYONLUĞUN
TEMEL TAŞLARINDA BİRİ…
Muş Havaalanı’nda
takım ve taraftarların bütünleşerek yaptığı neşeli tezahüratlar, Yenişehir Havaalanı’ndaki
müthiş karşılama ve finalde Özlüce’de tavan yapan coşkulu buluşma ve
kutlama; bence şampiyonluğun temel taşlarından biri oldu.
Kalan 7 maça 6 puan farkla önde girmek çok değerli.
Artık son
düzlüğe avantajlı giren bir formda Bursaspor var.
Lig
bitmeden şampiyonluğu garantilemek için birkaç önemli virajı daha kayıpsız geçmek gerek.
Son 8
maçta; 7 galibiyet ve 1 beraberlikle 22 puan toplayan Timsah; Mustafa Er’le de 6 galibiyet
ve 1 beraberlik elde etti.
FORMULA 1
KLİBİ VE “ASFALT AĞLAMALI ARTIK” YAZIM…
“Viraj”
demişken;
“Winner”
Timsah için; kulüp
Muş galibiyetinin ardından güzel bir “Formula 1” konseptli video klip
yayınladı.
Ben de
22. haftada 6-0 kazanılan Adanaspor maçından sonra 3 Şubat’ta kaleme aldığım, “Asfalt
artık ağlamalı” yazımda özetle;
“Bu, müthiş
güçlendirilmiş janjanlı yarış otomobili, ilk etabını lider bitirdiği
yarışta, ikinci etapta damalı bayrağı zorlanmadan görecektir.
Usta
pilot, yaptığı kontrol ve bazı küçük dokunuşlarla aracın performansını
yükseltmeye başlamıştır.
“ER” YA
DA GEÇ DAMALI BAYRAĞI GÖRECEK VE O KUPA BURAYA GELECEK
“Yeşil
Timsah” isimli
takım, şu an yine “pole pozisyonda”.
“Er” ya
da geç, bu
güçlü otomobil, asfaltı ağlatıp, açık ara damalı bayrağı en önde
görecek kapasiteye ve kaliteye sahip…
Yeter ki,
ekibin tüm parçaları sağlam olsun ve arıza yapmadan, aynı hedefe
ulaşmak için omuz omuza vererek yola devam etsin.
Zaten bütün
camia şuna yürekten inanıyor:
Asfaltlarla
beraber rakipler de ağlayacak ve o kupa buraya gelecek!”
33 gün
önceki satırlarımızda olduğu gibi şampiyonluğa olan inancımız aynen devam
ediyor.
Bu güzel
serinin devamını diliyoruz.
Ne diyelim;
Darısı K.Maraş deplasmanının başına…
Yorumlar